Bahar Geliyor, Bahar Alerjileride...

Baharın gelmesi ile ortamdaki polen yoğunluğunda artış olacak. Bu durum mevsimsel alerjileride arttıracak.
Ülkemizde bulunan bitkiler dışında ithal olarak gelen, ev ve sokaklarımızı süsleyen bitkiler sık rastlamadığımız türlerle bile alerjik durumlara yol açıyor.
Genç yaşta ortaya çıkar dediğimiz alerjinin farklı bir yüzü ile karşı karşıya kalıyoruz. Tüm alerjiler gibi polen alerjileride kişiye özel. Örnek olarak bir ağaca karşı alerjiniz varsa ve o ağaç yaşadığınız ortamda yoksa bunu bilemezsiniz. Ancak o ağacın olduğu ülkeye gittiğinizde bunu anlarsınız. Peki o ağaç size gelirse, sokağınıza, bahçenize dikilirse . Alerjeniniz ( alerji yapan madde) ayağınıza gelmiş olur. 30 yaşında bir insan bu durumda kendini "alerjik" olarak tanımlamaya başlar.
Yıllardır bahar alerjisi olanlarda ısınan havalarla beraber hapşırmaya, burun silmeye, öksürmeye ve astım halleride varsa nefes darlığı çekmeye başlarlar.
Aşağıda alerji, tanısı ve tedavisi ile ilgili bilgiler bulacaksınız.
Alerji insanda yalnız bir bölgeyi yada birçok bölgeyi etkileyebilir. Göz alerjisi ( konjuktivit), burun alerjisi ( rinit) alt hava yolu alerjisi ( bronşit, astım) birlikte yada tek başına olabilir.
Alerji nerede olursa olsun tekrarlayıcı özelliktedir. Gün yada yıl içinde değişim gösterir. Yani kedi alerjisi olanda her kedi temasında alerji olur. Ot poleni alerjisi mevsimseldir. Ortaya çıktığı mevsim belirlidir. ( Coğrafyaya göre değişebilir) Ev tozu akarı alerjisi ev ve tekstil yoğun yerlerde oluşur. İş yeri yada sokak da ortaya çıkmaz.
Gözde batma, kızarma ve sulanma göz alerjisinin. Burunda kaşınma, akma ve hapşırma alerjik nezlenin belirtisidir. Kuru öksürük ve hırıltılı solunum alerjik bronşitte görülür. Alerjiye bağlı olarak, uyku bozukluğu, yorgunluk, dikkat toplama güçlüğü olabilir.

Alerji tanısı nasıl konulur?
İyi bir öykü alerji tanısı için nerdeyse yolun yarısıdır. Başka bir deyişle laboratuar bulgular ne olursa olsun hastanın yakınmalarına uyum sağlamıyorsa değersizdir. Alerji tanısında hedef organın muayenesi ( göz, burun...) , kan incelemeleri ve deri testleri kullanılır.
Hangi ayda hangi alerjiler sıktır?
Ev tozu akarı (mite) alerjileri sonbahar, kış ve ilkbahar’da sıktır. Ancak polen alerjilerinin ayları farklıdır. Tabloda sık görülen alerjilerin dağılımı görülüyor.
|
Ocak |
Fındık,kızılağaç |
|
Şubat |
Fındık, kızılağaç |
|
Mart |
Fındık, Kızıl Ağaç, Kavak |
|
Nisan |
Kızıl ağaç,Kavak, Huş,Meşe,Dışbudak |
|
Mayıs |
Kavak,Huş,Çimen, Meşe, Dışbudak |
|
Haziran |
Çimen, Tahıl, Aslanağızı, Sinirotu |
|
Temmuz |
Çimen,Tahıl,Aslanağızı,sinirotu |
|
Ağustos |
Çimen,Tahıl,Aslanağızı,sinirotu |
|
Eylül |
Çimen,sinir otu,tahıl |
Alerjinin nedeni nasıl anlaşılır?
Hangi maddeye alerji olduğu en kolay ve ucuz alerji deri testleri ile konulur. Test bulguları kan bulguları ile onaylanabilir. Çocuklar için deri testi özel aplikatörlerle yapılırsa daha az can yakıcı olacaktır. Alerji testi yaptırmadan en az 24 saat tercihen 48 saat önce alerji ilaçları kesilmelidir. Bazı ilaçlarda süre uzayabilir.
Alerji tedavisi nasıl yapılır?
Alerjinin ilk tedavisi kaçınmaktır. (alerjenin uzaklaştırılması) İlaç tedavisi ve aşılama bundan sonra gelir.
Alerji hayvan tüyüne karşı ise hayvandan, küfe karşı ise küften uzaklaşmak esastır. Ev tozu ve polenden uzaklaşmak olanaksızdır. Bu durumda diğer tedaviler devreye girer.
Alerjik maddeden nasıl uzaklaşılır?
Bir çavdar poleni rüzgarla 100 kilometre den fazla yol alabilir, yani trakyada ki bir tarlada üretilen çavdar, İstanbul şehir merkezine ulaşabilir. Kavak, çimen, çam... poleninden uzaklaşmak kolay değildir. Bahar ayında evden fazla çıkmamak, yada çıkınca maske kullanmak çözüm olabilir. Ancak her iki yöntemde hastalarca tercih edilmemektedir.
İlaç tedavisinde neler kullanılır, süre nedir?
Ağızdan alerji hapları- şurupları ve burun spraylari sık kullanılan ilaçlardır. Yakınmayı geçirirler tedavi edici değillerdir. Mevsimsel alerjiler de tek başına kullanılabilirler. Yeni araştırmalar uzun dönem kullanmanın (3-6 ay) tedavi edici olduğunu iddia etmektedir. Alerji ilaçları genelde yatarken alınır, bunun nedeni uyku yapıcı dikkati azaltıcı yan etkileridir.
Kortizon alerjide kullanılır mı?
Elbette, kortizon ağır alerjilerde ataklarda damardan bile kullanılabilir. Uzun dönem yüksek doz kullanımında yan etki olabilir. Spray ve toz tipleri ( nazal spray, inhaler, turbuhaler, easyhaler, diskus,aeroliser) çok düşük kortizon içeririler yıllar boyu kullanılsa da kortizonun ünlü yan etkilerine yol açmazlar. Ancak hekim kontrolü olmadan kullanılmamalıdır.
Alerji aşı tedavisi nedir? Nasıl yapılır?
Kaçınma olanaksız, ilaç kullanımı uzun sürüyorsa ve hastanın alerji nedeni bulundu ise uygulanabilir. Amacı alerji yapan maddeyi bedene artan dozlarda sokarak bedeni alıştırmaktır. Eski yıllarda cilt altı iğne aşıları ön planda iken günümüzde dil altı damlalar sık kullanılmaktadır. Polen aşılaması için tablet aşılar kısıtlı sayıda madde için piyasada bulunmaktadır.( Hekim tanısı ve önerisi ile kullanılabilirler)
Alerji'de Aşı Tedavisi Var mıdır?
Uzun yıllardır allerjide aşı tedavisi uygulanmaktadır. Önceleri hekimler aşıyı hazırlar ve birden fazla allerjiye karşı aynı anda aşılama yaparlardı. Bu yöntemle aşı tedavisi yıllar sürerdi. Sonraki yıllarda bu etkisi az, yan etkisi fazla yöntemden vazgeçildi. Onun yerine spesifik yani ne allerjiniz varsa ona karşı daha saf ürünlerle aşılama uygulanmaya başlandı.

Aşı tedavisinden Amerika ve Avrupa'da vaz geçildiği söyleniyor. Doğru mu?
Aşı tedavisinin vazgeçilen tipi spesifik olmayan, home made( fabrikasyon olmayan- hekimin ürettiği) olan türler. Bilakis gelişen teknoloji ile aşı tedavisikullanımında bir artma eğilimi var. Daha fazla araştırma ve daha kolay kullanılan ürünler kullanıma sunuluyor. Amerikan allerji akademisinin görüşüne https://www.aaaai.org/conditions-and-treatments/treatments/allergy-shots-(immunotherapy) adresinden ulaşabilirsiniz. Burada allerjik aşı tedavisi kime gerekir kime yapılır bulabilirsiniz. Aynı bilgilere benim hazırladığım sayfadanda Türkçe ulaşabilirsiniz.
Aşı tedavisi hangi durumlarda yapılır? Nelere karşı aşı var ?
Deri testi ve hekimin sorgusu sonrası allerji tanısı aldı iseniz, allerjik maddeden uzak duramıyorsanız aşıtedavisine adaysınız. Bu kararı uzman hekimin vermesi gerekir. Hekim karar ve kontrolü olmadan aşı tedavisi olmaz. En çok ev tozu, polen ve arı allerjisine karşı aşı yapılır. Gıda allerjilerinde yapılmaz.
Aşı tedavisi nasıl uygulanır?
Cilt altına iğne ile uygulama en fazla deneyim olan durum. Ancak yıllar içinde dil altı damla ve özelikle polen allerjisi için dil altı tablet aşıların kullanımı çok arttı.
Aşı uygulamasının tehlikeleri var mı?
Her tedavi belirli oranda tehlike içerir. Piyasaya sunulan tedaviler bunu en az içerenlerdir. Ancak aşı tedavisinde allerjiniz olan ürünün azar azar size verildiğini unutmayın. Bu nedenle dilaltı damla ve tablette bile allerjik durum tedavis sırasında olabilir. Cilt altı enjeksiyonu uzman hekim uygulamalıdır. Böylece risk azaltılır. Yanlış uygulama allerjik şok bile yapabilir.
Alerjenlerden ne denli uzak olunursa yakınma o denli az olur.
Evcil hayvanlar, kozmetikler, ilaçlar… gibi alerjenlerden uzak durmak kolaydır. Ancak, ev tozu akarı, polen, küf gibi alerjenler ne yazık ki yaşantımızda her an karşılaşılabilen ve uzak kalmakta zorlanacağımız maddelerdir.

Ev tozu akarından korunma:
Akarlar gözle görülemeyen eklem bacaklar ailesinin üyesi olan böceklerdir. Dermatophagoid denilen türleri sık olarak görülür ve alerjiye neden olur. Bu böceklerin dışkıları alerjiktir.
İnsan ve evcil hayvanların deri döküntüleri ile beslenirler. Sıcak ve nemli havayı çok severler. Yatak, yastık, halı, koltuk….gibi ev tekstil ürünlerinde kolayca birikirler.
Akarlardan tam olarak kurtulmak olanaklı değildir. Bu yüzden ortamdan azaltıcı önlemler alınabilir.
NEMİ azaltın:
Akarlar % 50 nem oranı altında yaşayamaz. Nemi azaltmak için iyi bir havalandırma, sıvı kaçaklarının engellenmesi gerekir.
TOZ tutan ürünlerden uzak durun:
Özelikle yatak odasında tozu az tutan kumaşların kullanılması gerekir. Yatak takımları en az haftada bir değişmeli, bu takımlar 60 derecenin üstünde yıkanmalı ve iyice kurutulduktan sonra kullanılmalıdır.
Kullanılan yatak ve yastık yün, kuş yada kaz tüyü olmamalıdır. Özel alerjik kılıflar işe yarar.
Duvardan duvara halı yada büyük halılar yerine yıkanabilen kilimler kullanılmalı bu kilimler yine 60 derece üstünde yıkanmalıdır.
Yatak altlarında depolama uygun değildir. Çok gerekli ise özel plastik kılıflarda saklama yapılabilir.
Evcil hayvan alerjisi olmasada evcil hayvanlar evdeki akar nüfusunu arttırır. Bu nedenle yatak odasında evcil hayvan olmaması sağlanmalıdır.
TOZU ortamdan en iyi biçimde kaldırın.
İyi bir elektrik süpürgesi yararlıdır. Bu süpürgenin HEPA filtreli olması tercih sebebidir. Aksi halde temizlemede toplanan tozun bir kısmı havaya dağılır.
Özel temizlik ürünleri ile ilgili kesin başarı kanıtları yoktur. Ancak ekonomik olarak olanak varsa bu ürünlerle 2-3 ayda bir ortam temziliği yerinde olur.
Havalandırma cihazlarının HEPA filtreli olanları yardımcıdır. Bu tür filtre yoksa alerjeni ortamdan uzaklaştıramaz.
Çocuklar için peluş oyuncakların haftada bir 24 saat buz dolabı yada 8 saat deep freeze de tutulması ( bir torba içinde) yerinde olacaktır.
Sigaranın başlıca faktörlerden biri olduğu akciğer kanseri, kansere bağlı ölümlerde birinci sırada yer alıyor. Oysa erken evrede yakalandığında hastalığın tedavi şansı ve yaşam beklentisi yükseliyor.

Akciğer kanseri yapısal olarak normal ciğer dokusundan olan hücrelerin kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıdır. Bu kitle oluşurken buradan kopan hücreler kan ile vücudun başka yerlerine gidebilirler. (Metastaz) Tüm kanserlerin yüzde 12-16’sı akciğer kanseridir. Erkeklerde en sık görülen kanserdir. Kadında da ne yazık ki yıllar içinde artmaktadır.
Her tür tütün risk faktörüdür. (Sigara, puro, pipo ) Otuz yıl süreyle günde 1 paket sigara içenlerde, içmeyenlere göre risk 20 kat fazla. Ailede öykü varsa bu risk daha da artar. Tütün o denli risklidir ki diğer riskler ( mesleki, çevre...) çok geride kalır.
Özel bir belirtisi yoktur. Uzamış öksürük , balgamda kan görülmesi, giderek artan nefes darlığı, göğüs ağrısı, iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı.... sık görülür. Bazen kitle santimetrelere ulaşmasına rağmen belirti vermeyebilir. Bu nedenle sigara içenlerde bu belirtiler olduğunda uyanık olmak gerekir.
Sigara içenlerde belirti olmasa da yıllık kontroller erken saptamada yardım sağlar.
Önce şüphelenmek gerekir. Ardından görüntüleme yapılır. Radyolojik incelemelere Akciğer grafisi ilk basamaktır. Ardından Bilgisayarlı tomografi ve PET/ BT gelir. Burada kitle görüldüğünde bronkokopi ile tanı konulur. Bronkokopi yetmez yada ulaşamazsa dışarıdan iğne ile biyopsi alınır. Buda tanıya katkı sağlamaz ise Cerrahi olarak biyopsi alınır.
“Bilgisayarlı tomografi normal grafilere göre daha fazla ışın verirler” sözü sık söyleniyor. Hatta 400 kat fazla ışından söz ediliyor. Bu bilgi 20 yıl önceki cihazlar için doğrudur. Çağdaş cihazlar hatta FORCE BT modelleri normal grafilere yakın ışın vererek çalışıyorlar. Tomografinin normal grafiye göre daha detaylı olduğu unutulmamalıdır.
“Akciğerden parça almak tehlikelidir.” “Akciğerden parça alınınca tümör sıçrar”. Akciğerden parça alınınca kanama ve akciğerin sönme riski vardır. Ancak bunu yapan hekimler bu az görülen sorunlara hazır olarak yaparlar. Yaşamı tehdit etmeden müdahale ederler. Son yıllarda 1 -2 cm bir delik açarak tüm akciğerden büyük örnekler almayı sağlayan yöntemler ( tek port torakoskopi) gelişmiştir.
Akciğer kanserinde erken tanı henüz lenf bezlerine yada başka organlara atlamadan kanseri yakalamak demektir. Bu yüzden sigara içenlerin düzenli göğüs hastalıkları kontrolü hastaya erken tanı koyma şansı verebilir. Buna rağmen bile daha tanı koyarken birçok hastada lenf bezi tutulumu olduğu görülmektedir.
Erken evrede cerrahi ön planda iken, daha ileri evrelerde kemoterapi ve radyoterapi yapılmaktadır. Bir çok hastada 3 yöntem birliktedir. Her geçen gün tedavi olanağı artmaktadır. Hedefe yönelik tedaviler, immünolojik yaklaşımlar, daha az zararla çalışan radyoterapi cihazları hastaya farklı olanaklar sunar.
Astım alt hava yollarının kronik iltihabi bir hastalığıdır. Bu iltihap alerjiye veya sık geçirilen enfeksiyonlara bağlı olabilir. İltihab havayolu içindeki zarı (mukoza) şişirir hava yolu duvarındaki kası kasar ve hava yolu içine yapışkan bir salgı ( balgam) salgılatır.
Tüm bunlar hava yollarını aşırı duyarlı yapar.

Normal insanın karşılaştığı dış etkenlerle karşılaştığında reaksiyon gösteren ( öksürük, hırıltı, göğüste sıkışma) kişilere hava yolu aşırı duyarlılığı olanlar denilir. Bu astımda olur. Kroniktir. Bazı insanlarda da virütik infeksiyonlar sonrası geçici hava yolu duyarlılığı gelişir.
PArfüm, egzos dumanı, kızartma kokuları….. duyarlı insanları etkiler.
Astım kalıtsal bir hastalıktır. Ender olarak aile öyküsü yoktur. Kalıtsal olma nedeni astımın sıklıkla alerji nedeni ile olmasıdır. Alerji genetiktir.
Çevresel nedenlerde astım yapar.
Alerji kalıtımı olan birisi alerjisi olduğu maddeyle karşılaşırsa astım bulguları ortaya çıkar.
Nefes darlığı
3 haftadan uzun süren öksürük
Göğüste ıslık sesi - hırıltı
Göğüste tıkanıklık hissi.
Aataklar halinde gelmekte olup özellikle geceleri uykudan hastayı kaldırır Ataklar arasında hasta genelde rahattır. Ağır hastalarda darlık sürekli olabilir.
Astımlı hasta öksürüğü oldukca kurudur. Zaman zaman çıkınca rahatlatan yapışkan balgam olur. Bazı hastalarda astım saedece öksürük ile seyreder diğer bulgular olmaz.
Astım atağında genelde tetiği çeken bir faktör vardır. Altta yatan temel neden çoğu hastada alerji olmakla beraber en sık olarak enfeksiyonları takiben hastalarda astım ataklarına rastlanır. Astım atağında havayollarında var olan iltihap daha da artarak hava yollarını iyice daraltır. Havayollarında balgam üreten hücrelerin salgısı artar ve balgam tıkaçları oluşarak hava yollarını tıkar. Ayrıca hava yollarının etrafında var olan kas lifleri kasılarak var olan patolojinin daha da artmasına ve hava yollarının daha da daralmasına neden olur.
Ev tozu akarları
Çimen, ağaç, hububat polenleri
Küfler
Hamam böcekleri
Kedi, köpek, kuş tüyleri
Nezle grip gibi enfeksiyonlar
Sigara dumanı, odun, kömür dumanı, tezek yakma, parfüm, saç spreyleri, yemek, boya kokuları gibi aşırı kokular, otomobil içerisindeki kokular, sis ve hava kirliliği
Psikolojik faktörler
Egzersiz
Aşırı rutubetli iklim
Hava ve mevsim şartlarında değişim
Gülme, ağlama gibi ani sık nefes alışverişini gerektiren manevralar
Mesleki faktörler
Hekimin aldığı öykü ve muayenesi çok önemlidir.
Hastada solunum testi yapılarak hava yolu duyarlılığı anlaşılır.
Alerji testi yapılarak da alerjinin etkeni saptanır.
Alerji testi cilt ve kanda yapılabilir.
Hekimler vücut içini doğrudan görüntülemek için kullandıkları yönteme “Endoskopi” adını verirler. İçeriye görmek anlamına gelen bu yöntemler tanı koymada sık tercih edilir. Hava yoluna uygulananına ”Bronkoskopi” (hava yolu görüntüleme),mide için olana “Gastroskopi”, kalın barsak için olana “Kolonoskopi”… denilir.

Akciğer filminde (düz grafi, bilgisayarlı…) nedeni açıklanamayan bir görüntü olduğunda tanı koymak için örnek almak gerekir. Balgam çıkartan hastada önce balgam incelemesi kullanılabilir. Ancak çoğu zaman yeterli olmaz, bu durumda bronkoskopi ile hava yolu görüntülenir ve içindeki ince kanaldan sıvı kullanılarak sorunlu yer yıkanır, geri alınan sıvı (serum) incelenerek tanı konulur. Gözle şüpheli bir yer görünürse ince iğneler ya da maşalarla milimetrik doku parçaları alınır.
Akciğerde infeksiyon (iltihap) olanlarda tedaviye yanıt yoksa ve yeterli balgam alınamıyorsa örnek almak için kullanılır. Tedaviye geç yanıt veren ya da tedaviye rağmen akciğer filmi düzelmeyen olgularda da yapılabilir.
Bu sorunun nedeni bazen bir kitle, bazen yabancı cisim( kalem kapağı, boncuk), sert bir balgam tıkacıdır. Bronkoskopi hem tanıda kullanılır hem de özel uygulamalar ile tıkayıcı sorun bertaraf edilir.
Öksürükle kan gelmesi, bronkoskopinin en çok kullanıldığı yerdir. Nereden kan geliyor? Miktarı nedir? Anlamak için kullanılır. Kanama alanı belirliyse bronkoskopi sırasında tedavide yapılabilir.
Uç biyopsi ile akciğer dokusundan biyopsi alınır.
Kalem kapağı, türban iğnesi, balık kılçığı, taneli yiyecekler, silgi… hava yoluna kaçabilir. Bu özellikle küçük çocukta ölümle bile sonlanabilir. Tüm hava yolu değil de sadece bir kısım hava yolu tıkandı ise bronkoskopla çıkartılır.
Bronkoskopi oturarak ya da yatarak yapılabilir. Burun ya da ağızdan uygulanabilir. Bronkoskopi için en uygunu 8 saat açlıktır. Tok karnına yapmak risklidir. Hasta işlem sırasında kusabilir. Boş midede kusma olasılığı çok düşüktür. Hastanın alması gereken ilaçlar varsa hekim onayı ile almalıdır.
Bronkoskopi öncesinde giriş yeri (ağız veya burun) spray ile uyuşturulur. Böylece aygıtın yaratacağı nahoş his ortada kalkar. Hastaya işlem yatarak yapılacaksa işlem sırasında rahatsız olmaması için yatıştırıcı yapılır. Bu hastayı 15-20 dakika uyutur. Narkoz değildir. Sadece hastayı hafif uyutan bir uygulamadır.
Bronkoskop 5-7 mm çapında bir aygıttır. İçinde 1-2 mm lik ışık, kamera ve işlem kanalları vardır. Elastiktir.
Hekim önce ses tellerine bakar ve sonra hava yoluna gider. Burada yeniden uyuşturma yapar ve işlemi sürdürür.
Hazırlığı yaklaşık 10 dakikadır. Aygıt hastaya temas ettikten sonra sadece bakma işlemi 8-10 dakika sürer. Lavaj (sıvı ile örnek alma) ve biyopsi yapılacaksa bunun için ek olarak 10-15 dakika gerekir.
İyi bir hazırlık (premedikasyon) sorunları azaltır.
Ancak işlem başlarken hafif bulantı, öksürük olabilir. Bazı olgularda nefes darlığıda gelişir. Boğaza pirinç tanesi kaçmış gibi bir histir.
Bronkoskop hava yolunun ¼ ‘ü kadardır. Yani nefes darlığı sadece bir histir.
Gerçekte solunumu bozacak bir daralma olmamaktadır. İşlem sırasında, kalp ve oksijen sürekli takip edilir. Üstelik hastaya ek oksijende verilir. Ciddi nefes darlığı olan olgularda bronkoskopi kararı yapılan ön testlerle verilmelidir.
Hasta işlem sonrası en az 30 dakika dinlendirilir.2 Saat daha yemek yememesi istenir. Yine 4 Saat süre ile araç kullanmamalıdır(rahatlatıcı ilaçların etkisi nedeni ile).Biyopsi alınan bazı olgularda ilk saatlerde balgamda hafif kan görülebilir.
Bronkoskopi öncesi hangi tetkikler yapılır?
İşlemden önce akciğer filmi, elektrokardiyografi, kanama pıhtılaşma testleri ve solunum testi yapılır. Elde yeni yapılmışları varsa gerekmeyebilir. Her hasta için ayrı yaklaşım yapılır.
Bronkoskopide ciddi riskler (kanama, akciğer sönmesi) % 5’in altındadır. Bunların yaşamı tehdit etme riski ise binde oranlarla anlatılır.
İşlem öncesi kanama eğilimi olmayan hastada risk azdır. Olan kanama bronş duvarından sızıntı şeklindedir. Kendiliğinden işlem günü durur. İşlem sırasında yoğun kanama görülürse hekim gerekli durdurma işini yapar.
Akciğer sönmesi: Sık yapılmayan uç biyopsi işleminde oluşabilir. Bazı büyük tümörlerde de olabilir. Çok ender görülür. Hafifse hasta oksijenle en az 24 saat yatırılarak izlenir. Şiddetli ise göğüs tüpü takılır.
Bronşektazi hava yollarının hasar görerek gereğinden fazla genişlemesi durumudur. Bronşektazi doğuştan olabileceği gibi daha sonradan geçirilen infeksiyonlar, yabancı cisimler yada akciğer harabiyetine yol açan diğer hastalıklar nedeniyle ortaya çıkabilir

Öksürük, bol balgam sık sık akciğer infeksiyonu geçirilmesi en önemli belirtileridir. Tedavi edilmeyen uzun süren enfeksiyonlara yol açması sık sık antibiyotik kullanılarak tedavi edilmesi bir yok farklı sorunda yol açabilir.
Sık öksürük ve bol balgam çıkartma yakınması olan hastayı gören göğüs hastalıkları uzmanı bronşektazinin tanısını once muayene sonra radyoloji ile koyabilir. En iyi inceleme bilgisayarlı tomografidir.
Bronşektazinin tamamen ortadan kalkması mümkün değildir. Bu yüzden bronşektazi olan hastalarda yaygınlık ve infeksiyon sıklığına göre değişen yaklaşımlar vardır. Cerrahide bir yöntem olarak kullanılır. Akciğerin kısıtlı bir alanında olan bronşektazi hastanın yakınmasıda çoksa çıkartılabilir. İki taraflı yani sağ ve sol akciğerde bronşektazi varsa ameliyat söz konusu değildir. Ameliyatın gerekli olmadığı hastalarda düzenli grip aşısı, zatürree aşıları hastaya uygulanan özel fizyoterapi yöntemleri ile hastanın daha az infeksiyon geçirmesi hastalığın yayılması engellenebilir
Bronşektazi tedavi edilmezse bu alan yani genişlemiş hava yolları gitgide artar bu hastada solunum yetmezliği ne yolaçar sık geçilen infeksiyonlar böbrekte amiloidoz adı vermiş olduğumuz bir böbrek yetersizligi durumuna yolaçan hastalığa neden olur.
Çocuk göğüs hastalıkları uzmanlarının ilgil alanine giren siliyer diskinizi sendromları denilen doğuştan olan bağışıklık bozukluklarıyla seyreden ciddi durumlar söz konusudur. Kistik fibroz bu durumlardan biridir.
Kızamık, Tüberküloz boğmaca başta olmak üzere birçok sık tekrarlayan infeksiyonda, zatürreelerde, mantar enfeksiyonlarında hava yolu harab olabilir. Hava yolunda genişlemenin temel neden budur. Bazı hastalarda akciğere kaçan gıda yada çeşitli silgi kalem arkası gibi maddeler hava yolu içerisinde belli olur orada yere gider ve burayı tıkar bu tıkanmanın arkasındaki bölgede bronşektazi gelişir.
Sakküler (kese gibi), silenderik ( tüp boru gibi) ve variköz ( varis gibi) olarak şekile göre sınıflanır. Sakküler tipde hasar ağırdır.
Bronş hasarı olduğundan burada biriken balgam sorun yaratır. Hastaya solunum fizyoterapisti yatış pozisyonları vererek balgamın ağıza doğru ilerlemesini sağlar. Flutter yada lung flute denilen aygıtların kullanımı ile hava yolu titreştirilir. Böylece yapışkan balgam hava yolu içine oradan ağıza ilerliyerek atılır.

Sigara, puro, nargile.. gibi tütün ürünü kullananlar, aile öyküsü olanların önde gelen risk gruplarında olduğunu unutmayalım.
Özellikle bu kişilerde aşağıdaki bulgular varsa bir Göğüs Hastalıkları uzmanına gitmekte yarar vardır.
-2 ayı geçen öksürük
-Balgamda kan gelmesi
-Göğüste, sırtta ağrı
-İlerleyen nefes darlığı
Ancak unutmayın!! kanser sinsidir. Bu yakınmalar olmadanda ortaya çıkıp ileri evreye kadar hiçbir belirtisi olmayabilir.
Tütün kullananların yıllık solunum testi kontrolü (KOAH için) akciğer röntgeni kontrolü kanser için yaptırmasında yarar vardır.
Kanser tanısı için kan alınarak yapılan incelemeler uzun yıllardır çalışılmaktadır. Ancak henüz uzlaşılmış bir yöntem bulunamamıştır.
Daha az ışın kullanıldığından ve tüm hastanelerde olduğundan bu gün dünyada düz akciğer filmi taramada kullanılmaktadır. Ancak bu filmler
bilgisayarlı tomografiler kadar detaylı sonuç vermezler. Çok düşük ışınla bilgisayarlı tomografi çeken cihazlar yaygınlaşmaktadır. Bu olanak varsa
3 boyutlu görüntüde verebildiğinden Bilgisayarlı düşük ışınlı tomografiler daha hassas görüntü verir.
Akciğer kanseri şüphesi varsa kesin tanı için biyopsi yapılmalıdır. Bu kitlenin yeri ve tipine göre yapılır. Kitle akciğerin merkezinde ise bronkoskopi,
dışına doğru ise dışarıdan iğne ile biyopsi yapılır. Bazı hastada ikisi birden gerekebilir.
Uyku bedenimizin ve zihnimizin dinlendiği, düzenlendiği, yenilendiği bizleri ertesi güne hazırlayan bir süreçtir. Uykudaki sorunlar yalnızca gecemizi değil, gündüzümüzü de olumsuz etkiler. Uykusuzluk, uykuya dalma güçlüğü, en ufak sesle uyanabilme, uyur-gezerlik, hareketli uyuma, uykuda bacak hareketleri, uykuda saptanan epilepsi, uyku krampları, narkolepsi, korkulu rüya görme, horlama, uykuda gelen nefes darlıkları uykuda rastlanabilecek 100'den fazla sorundan bazılarıdır.
Bu broşürde, uykuda solunum sorunlarının en sık rastlananı olan horlama ve uykuda nefes durması (uyku apnesi) ile ilgili soruları ve yanıtlarını bulacaksınız.
Normalde uyku ya da uyanıklıkta soluk alıp verirken duyulabilir bir ses olmaz. Ancak bazı insanlarda, uyku sırasında oldukça gürültülü soluk alıp verme söz konusudur. Bu soluk alıp verme sırasında üst hava yollarının çevresindeki dokuların titreşimi nedeni ile olur. Bu dokular arasında; küçük dil, büyük dil kökü, gırtlak kıkırdakları ve yutağın içini döşeyen dokuyu sayabiliriz. Normalde üst hava yolundan hava girip çıkarken bir sorun olmaz. Ancak üst hava yolunda bir daralma olursa ya da normal olmayan sarkık dokular varsa, (örneğin küçük dil) hava girip çıkarken buraları zorlar ve titreştirir. Böylece horlama meydana gelir.
Uykuda zaman zaman rastlanan horlamaya göre daha az şiddetli bir ses olan hırıltı (ya da ıslık sesi) duyulabilir. Alt hava yollarından gelen, astım ve KOAH'lı hastalarda duyulan bir sestir.
Horlama yeni doğan bebekten, ileri yaştaki insana dek herkeste olabilir. Özellikle yorgun günün gecesinde, alkol ve sigaranın çok kullanıldığı günün gecesinde üst hava yolunda daralma artacağından, sağlıklı insanda da horlama olabilir. Ancak bu olgularda horlama, haftada 1-2 günle kısıtlıdır. Yani yaşamında bir gece horlayan ya da bir gecede 5-10 dakika horlayan insanda horlama, bir sağlık sorunu olarak düşünülüp korkuya kapılmamalıdır.
Hekimlerin ilgi alanına giren horlama, olguyu ve yakınlarını rahatsız eden, haftanın yarısından fazlasında, gecenin önemli bir kısmında olan horlamadır.
Şişman insanlarda, çenesi küçük ya da geride olanlarda, geniz eti ve bademcikleri büyük olanlarda, üst hava yolunun genişliği az olduğundan, horlamaya daha sık rastlanır. Bazı insanlarda hiç bir sorun olmaksızın da horlama olabilir.
Horlamanın temelinde, üst hava yolundaki daralma eğilimi yatar. Sırt üstü uzanınca yer çekimi ve uykuda kaslarda ortaya çıkan gevşeme nedeni ile, çene ve üst hava yolundaki yumuşak dokular geriye doğru gider. Bu da üst hava yolunda daralmaya neden olur. Bu durum yan yatarken daha az daralma yaptığından, sırt üstü yatarken horlama daha fazla olacaktır.
Haftada 3-4 geceden fazla ve uykunun uzunca bir bölümünde horlama oluyorsa, horlamalar nefes durmaları ile kesiliyorsa, horlayan hasta sabah uykusunu alamadan kalkıyorsa, horlama bir sağlık sorunu oluşturuyor demektir. Horlama aileyi hatta bazı olgularda komşuları rahatsız edici boyutta olabilir. Bu durumda sorun, kişiyi ilgilendiren bir sağlık sorunu olmanın ötesinde, toplumsal bir boyut da kazanmış demektir.