logo banner

   
   
SOSYAL MEDYA ERİŞİM
Facebook icon Google Plus icon Instagram icon Youtube icon Twitter icon Skype icon Linkedin icon Whatsapp

ZATÜRRE (PNÖMONİ)

ÇÇ Pazartesi, 08 Ocak 2018 06:27

Nedir? Nasıl Gelişir?

Akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Sık ve halk arasında çok bilinen zatüree nedeni bakterilerdir. Ancak virüsler, mantarlar, parazitler ve hatta kimyasal buharlar   neden olabilir.

zaturre pnomoni nedir

Akciğerin hava değişim yeri olan alveollere ( hava kesesi) mikroplar gelir, bedenimiz buna karşı savunma mekanizmalarını devreye sokar ve iltihab hücreleri buraya gelerek savaşı başlatır. Hücreler ve damardan sızan serum bu keseleri doldurur. Bu savaş ateş, halsizlik, yorgunluk yaparken öksürük ile atılan tanımlanan iltihaptır. . Öksürük bu iltihabın atılması için bir savunmadır. Eğer zatürre yaygın ise kanda oksijen düşebilir.

Sıklığı ve Tehlikesi:

Dünyada 5. Ölüm nedenidir. Antibiyotikler ve aşılama görülme sıklığını ve ölüm oranını azaltsa da halen ciddi riskli bir hastalıktır.

Nasıl bulaşır? Üşüttüm mü? Bulaştı mı?

Bu soru hastalarımızın en sık sorduğu sorudur. Doğru yanıt “ikiside olabilir” yanıtıdır.

Mikrop dışarıdan alınabilieceği gibi direncimiz düşünce normalde boğazda, burunda… olan mikrop zatüree yapabilir.

Soğuğa maruziyet, düzensiz beslenme, uykusuzluk, aşırı yorulma…. İnsanın direncini azaltır. Mikroplara karşı direnç azalır. Üst solunum yolu infeksiyonlarıda direnci azaltarak zatüreeyi kolaylaştırır.

Alkol, sigara kullanımı, kronik hastalıklarda direnci düşürür.

Bulaşmada önemlidir. Çok güçlü bir mikrobu almak ve/veya bol miktarda mikrop almak mikroba karşı savaşta insanın mağlup olmasına neden olabilir. Bu yüzden salgın dönemleri başta olmak üzere sık el yıkama önemlidir.

Salgınlarda toplu yerlerden uzak durmak havadar yerlerde olmak önemlidir.

Zatüree Belirtileri:

Hekimler zatüreeyi tipik ve atipik olarak ayırır. Bu tedavi seçiminde çok yararlıdır.

Tipik zatüree: ani başlayan, ateş, öksürük, balgam, göğüs ağrısı

Atipik zatüree: Başta eklem ağrısı, boğaz ağrısı izleyerek hafif –orta ateş, kuru öksürük….

Ne Yapmalı?

Zatüree hekim tarafından ele alınmalı ve tedavi edilmelidir.

Hekim muayene sonrası akciğer filmi ve kan tahlili ister buna gore tedavi başlar.

Tedavi:

Her zatüree hastanede yatarak tedavi edilmez. Hasta gençse, solunum yetmezliği yoksa böbrek yetmezliği yoksa şok eğilimi bulunmuyorsa ayaktan tedavi edilir.

Tedavide antibiyotik, ateş düşürücü kullanılır. Dinlenmek çok önemlidir. Tedavi 7-10 gün sürer.

Nasıl Korunacağım?

Salgınlarda hasta ile temasta başta olmak üzere el yıkamak çok önemlidir.

Grip aşısı gripten koruyarak üstüne gelebilecek bir zatürreyi engeller.

Zatüree aşısı yaptırmak 50 yaş üstü altta yatan ( kalp, şeker, akciğer, böbrek…) hastalığı olanlarda gereklidir. Bazı ülkeler 50 yaş üstü herkese önermektedir. Ömür boyu etkili zatürre aşısı bulunmuş ve kullanılmaktadır.

HASTA BİNA- PLAZADA SOLUMAK

ÇÇ Pazartesi, 08 Ocak 2018 06:22

Hasta bina sendromu:

İngilizce Sick Building Syndrome ‘dan dilimize çevrilmiş.  Amerika Birleşik devletlerinde üç binadan birini etkilediği rapor edilmiş.  Depremin bu denli bizi korkuttuğu günümüzde “hasta bina” denildiğinde öncelikle kolay yıkılabilir bina aklımıza geliyor.  Burada kast edilen ise gerçekte “bizi hasta eden bina” .

Solunumdan, göze, deriden ağız sağlığına birçok soruna yol açabilen bir sorun.

2b429f29060af4eaac3f96b9388890a2

Birçok hastalıkta tanı kriterleri, testler ve kalıplaşmış tedavi yöntemleri vardır. Hekim hastayı görür, şüphelenir, test eder ve tedavi düzenler. Ancak bina hasta olunca doğrusu bina sizi hasta edince iş biraz karışır.  Her şeyden önce hekime başvuran hastanın şikayetleri bir çok hastalıkta olabilen hatta zorlayıcı iş koşullarının sonucu olabilecek belirtiler olabilir.

Baş ağrısı, yorgunluk hissi, uyuma eğilimi, gerginlik, ağız burun kuruluğu, deri ve gözde kuruma buna bağlı kaşıntılar, öksürük… Bu yakınmalar ile gelen bir hastada, enfeksiyondan, şeker hastalığına, astımdan, romatizmaya birçok tanı düşünülebilir. Hiç bir tanıya ulaşılamadığında sıkıntı, kaygı, depresyon... Denilip geçiştirildiği de çok olur.

Hasta bina sendromunda yakınmalar binaya girdikten 1-2 saat sonra başlar, binadan ayrıldıktan sonra ki saat içinde kaybolur. Ancak sürekli bu binada çalışanlarda her gün aynı sorun yaşandığından bazı yakınmalar süreklilik kazanabilir. 

Çalıştığınız binada bu ve benzeri sorunları olanlar çoksa hafta sonları ve tatillerde sorun ortadan kalkıyor yada azalıyorsa, çalıştığınız binada işe başlamadan önce bu sorunlarınız yoksa  “hasta bina sendromu” olabilirsiniz.

Sendrom kadınlarda daha çok görülür. Kalabalık ofis odasında çalışanlarda, yazıcılı odalarda, kağıdın çok kullanıldığı alanlarda zirve yapar. Yüksek ısılı ( 23oC ve üstü ısıda) alanların sorunu tetiklediği bilinir.

Peki neden oluyor?

Hasta bina sendromunu ve diğer binaya bağlı solunum sorunlarını anlamak için binada ne soluduğumuzu gözden geçirmeliyiz.

Öncelikle bizim oksijen alıp dışarıya karbondioksit (CO2) verdiğimizle başlayalım. Dış ortamda 300-400 ppm karbondioksit vardır.  (Ppm, milyonda partikül olarak anılan bir ölçü birimidir.) Kapalı alanlarda karbondioksit 800-1000 ppm arasında tutulmaya çalışılır.  Avrupa standartlarında karbondioksit kapalı alanda 1500 ppm i geçmemelidir.  Bu 5000 ppm i geçerse baş ağrısı, bulantı, halsizlik, uyku haline yol açar. 40 000 ppm üstünde ölüme yol açabilir.

Karbonmonoksit: Açık havada kırsalda karbonmonoksit (CO) nerdeyse 0 ppm dir. Şehirde 0-5 ppm arasında değişir. Şehirde ki artış egzos gazlarından gelir. Kapalı alanda da her türlü soba, sigara dumanı ve gaz üreten her türlü ısıtıcı karbon monoksit üretir.  Bir ortamda karbonmonoksit 5 ppm i geçerse hızla neden araştırılmalıdır. Temizlenmemiş bacalar, uygun inşaa edilmemiş bacalar sobada ki karbonmonoksiti iç ortamda biriktirip zehirlenmeye yol açar. “Bursa’da lodos can aldı”.. haberlerinin nedeni budur. Sigaranın kapalı alanlarda serbest olduğu zamanlarda “duman altı “ olduğumuzda karbonmonoksit önde gelen zararlı idi.

Diğer hava kirleticiler: Karbondioksit ve karbonmonoksit dışında düşük miktarlarda da olsa bina havasında başımıza bela olan maddeler var. Yer döşemleri, duvar boyları, tavan ve duvar kaplamalarının üretildiği maddeler. Bunların bir kısmı kanserojen maddelerden yapılıyor, özellikle yapıştırılmaları için kullanılan uçucu maddeler solvent içeriyor. Havalanma birde yetersizse gün boyu bu maddeleri soluyoruz.

Ofiste kullandığımız yazıcı, faks benzeri baskı aygıtları ozon ve toz üreterek havamızı bir kez daha kirletiyor.

Bu kirleticilere ek olarak alerji nedeni de olabilen küfler ve ev tozu akarları özelikle halı kaplama ofislerde hava kirliliğine yol açabiliyorlar.

Havalandırma sistemlerinin sadece akım üretici olanlarında kanalda biriken, küf, polen, non-organik tozlar sorun yaratırken, soğutuculu sistemlerde  (klima)  su kullanıldığı için daha ciddi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu bölümde ayrıca ele alınacak olan lejyoner hastalığı en ciddi klima hastalığıdır. Bunun dışında da merkezi klimaların su depoları birçok mikrop içinde üreme kaynağı olabilmektedir. Bunu engellemek için kullanılan kimyasallarında ayrı sorunlar yaratabileceği düşünülürse kapalı alanda çalışmanın ve bu alanları sağlıkla hale getirmek için yapılan çalışmaların ne denli zor olduğunu kestirmek zor olmaz.

Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, (d. 1969Sivas), Türk Göğüs Hastalıkları ve Uyku Bozuklukları uzmanı. 

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu.

1991 yılında İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı'nda uzmanlık eğitimine başladı. 1995 yılında uzman oldu. 

1993 yılında Edinburgh Üniversitesinde Uyku Bozuklukları konusunda çalıştı. Aynı yıl İstanbul Tıp Fakültesinde ülkenin göğüs hastalıkları alanında ki ilk uyku laboratuarını kurdu.  

İstanbul Tıp Fakültesindeki görevi sırasında Farmakoloji kürsüsünde Farmakoekonomi konusunda çalışmalara katıldı. Kardiyoloji, iç hastalıkları, spor hekimliği, gastroenteroloji, diş hekimliği ve psikiyatri kürsüleri ile ortak çalışmalar ve tezler yürüttü.

Bronkokopi ünitesi ve sigara bırakma polikliniğinde çalıştı.

2004 yılında doçent oldu.

İstanbul Üniversitesinde, Akciğer Sağlığı ve Tüberküloz  Enstitüsü yönetim kurulu üyeliği, Uluslararası İlişkiler Komisyonu Sekreterliği, ve Satın Alma Komisyonu üyeliği görevlerinde bulundu.

2004-2006 Türk Toraks Derneği (TTD) Kongreleri Program sorumluluğu, 2006-2008 TTD genel sekreterliği görevini yürüttü. 2006-2008 TTD uyku bozuklukları çalışma grubu başkanlığı yaptı.

2010 yılında Sağlık bakanlığı TUKMOS alerji ve immunoloji yan dalı komisyonu üyeliğine atandı. 2014 yılına dek bu görevde bulundu.

 Uykuder ve Spor Kardiyolojisi derneği kurucusudur. Türkíye Basketbol Federasyonu sağlık kurulu konsültan üyesidir.

2009 yılında Acıbadem Üniversitesine transfer oldu. Göğüs hastalıkları anabilim dalı başkanlığına atandı. 2010 yılında Profesör unvanı aldı. Aynı yıl Acıbadem Maslak Hastanesi Başhekimliğine atandı. 

Haziran - Eylül 2016 da Grup Florence Nightingale hastanelerin de CMC ( Genel Tıbbi Koordinatör) olarak görev aldı.

Yabancı dergilerde 40 ı aşkın yayını yurtdışı kongrelerde 100 e yakın sunusu 18 kitap bölümü vardır. Göğüs Hastalıkları Akıl Notları isimli bir kitabı bulunmaktadır.

Türkiye, KKTC, Gürcistan, Güney Kore, ABD, Azerbaycan,İsviçre, Hırvatistan, Bulgaristan, Kazakistan, Ukrayna, Mısır ve Yunanistan’da konferanslar vermiştir.

İlaç geliştirme ve klinik çalışmalar ile ilgili ulusal ve uluslararası kurullarda danışmanlık yapmaktadır.

 

Prof. Dr. Çağlar ÇUHADAROĞLU | Göğüs Hastalıkları | Uyku Bozukluğu | Alerji

BİLİMSEL YAYIN VE MAKALELER

ÇÇ Perşembe, 24 Mart 2016 03:11

Prof.Dr. ÇAĞLAR ÇUHADAROĞLU | Göğüs Hastalıkları ve Uyku Bozuklukları Uzmanı


Sleep apnea in adult myotonic dystrophy patients who have no excessive daytime sleepiness. 
Sleep Breath. 2009 May 30. [Epub ahead of print] PubMed PMID: 19484280 Kiyan E, Okumus G, Cuhadaroglu C, Deymeer F.


The concordance of manuel (visual) scoring and automatic analysis in sleep staging. 
Tuberk Toraks. 2009;57(3):306-13 Oztürk O, Mutlu LC, Sağcan G, Deniz Y, Cuhadaroğlu C.


Effects of nasal CPAP treatment on insulin resistance, lipid profile, and plasma leptin in sleep apnea. 
Lung. 2009 Mar-Apr;187(2):75-81. Epub 2009 Jan 7. PubMed PMID: 19127383 Cuhadaroğlu C, Utkusavaş A, Oztürk L, Salman S, Ece T.


Is Sexual Dysfunetion in Women with Obstmetive Sleep Apnea-Hypopnea Syndrome Assoeiated with the Severity of the Disease? A Pilot Study. 
Onem K, Erol B, Sanli O, Kadioglu P, Yalin AS, Canik U, Cuhadaroglu C. J Sex Med. 2008


Occult cardiac dysfunetion in patients with obstructive sleep apnea syndrome revealed by tissue Doppler imaging 
Kasikcioglu HA, Karasulu L, Tartan Z, Kasikcioglu E, Cuhadaroglu C. lnt J Cardiol. 2007 May 3 I; 118(2):203-5. Epub 2006 Sep 25.


The importance of contact tracer in detection of childhood and female TB cases; a retrospective case-control study in Istanbul. 
Tuberk Toraks. 2006;54(1):11-6 Kiliçaslan Z, Amasya A, Cuhadaroğlu C.


The importance of contact tracer in deteetion of ehildhood and female TB cases; a retrospeetive cas e-control study in Istanbul 
Kiliçaslan Z, Amasya A, Cuhadaroğlu C. Tuberk Toraks. 2006;54(1): 11-16


Endothelial function in patients with obstructive sleep apnea syndrome but without hypertension. 
Oflaz H, Cuhadaroglu C, Pamukcu B, Meric M, Ece T, Kasikcioglu E, Koylan N. Respiration.2006;73(6):75 1-6. Epub 2006 Jun 22


Cardiopulmonary responses to exereise in moderate-to-severe obstmctive sleep apnea 
Oztürk LM, Metin G, Cuhadaroğlu C, Utkusavaş A, Tutluoğlu B. Tuberk Toraks. 2005; 53(1): 10-9


Rare cause of diffuse lung fibrotie/nodular pattern in an asymptomatic child 
Erelel M, Cuhadaroglu C. Respiration. 2004 Sep­ Oct;71 (5):542-5.


Hashimoto thyroiditis and obstructive sleep apnea syndrome: is there any relation between them? 
Erden S, Cagatay T, Buyukozturk S, Kiyan E, Cuhadaroglu C. Eur J Med Res. 2004 Dee 22;9(12):570-2


Pulmonary artery aneurysm in Behcet's disease: a case report 
Kasıkcioglu E, Akhan H, Cuhadaroglu C, Erkan F. Heart Vessels. 2004 May; 19(3): 157-9


The efficacy of laser-assisted uvulopalatoplasty in the treatment of snoring and obstructive sleep apnea 
Ozdemir M, Keleş N, Yücel E, Cuhadaroğlu C, Değer K. Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg. 2002 May-Jun;9(3): 193-7

BRONŞEKTAZİ

GÖĞÜS HASTALIKLARI Pazartesi, 21 Mart 2016 04:21

Bronşektazi hava yollarının hasar görerek gereğinden fazla genişlemesi durumudur.  Bronşektazi doğuştan olabileceği gibi daha sonradan geçirilen infeksiyonlar, yabancı cisimler yada akciğer harabiyetine yol açan diğer hastalıklar nedeniyle ortaya çıkabilir

8e02c28a43957aa3775ad88c0cd5d67c

Bronşektazinin belirtileri nelerdir?

Öksürük, bol balgam sık sık akciğer infeksiyonu geçirilmesi en önemli belirtileridir. Tedavi edilmeyen uzun süren enfeksiyonlara yol açması sık sık antibiyotik kullanılarak tedavi edilmesi bir yok farklı sorunda yol açabilir.

Nasıl tanınır? (Teşhis)

Sık öksürük ve bol balgam çıkartma yakınması olan hastayı gören göğüs hastalıkları uzmanı bronşektazinin tanısını once muayene sonra radyoloji ile koyabilir. En iyi inceleme bilgisayarlı tomografidir.

Nasıl tedavi edilir?

Bronşektazinin tamamen ortadan kalkması mümkün değildir. Bu yüzden bronşektazi olan hastalarda yaygınlık ve infeksiyon sıklığına göre değişen yaklaşımlar vardır. Cerrahide bir yöntem olarak kullanılır. Akciğerin kısıtlı bir alanında olan bronşektazi hastanın yakınmasıda çoksa çıkartılabilir. İki taraflı yani sağ ve sol akciğerde bronşektazi varsa ameliyat söz konusu değildir. Ameliyatın gerekli olmadığı hastalarda düzenli grip aşısı, zatürree aşıları hastaya uygulanan özel fizyoterapi yöntemleri ile hastanın daha az infeksiyon geçirmesi hastalığın yayılması engellenebilir

Bronşektazi tedavi edilmezse ne olur?

Bronşektazi tedavi edilmezse bu alan yani genişlemiş hava yolları gitgide artar bu hastada solunum yetmezliği ne yolaçar sık geçilen infeksiyonlar böbrekte amiloidoz adı vermiş olduğumuz bir böbrek yetersizligi durumuna yolaçan hastalığa neden olur.

Doğuştan olan bronşektazi ne demek?

Çocuk göğüs hastalıkları uzmanlarının ilgil alanine giren siliyer diskinizi sendromları denilen doğuştan olan bağışıklık bozukluklarıyla seyreden ciddi durumlar söz konusudur. Kistik fibroz bu durumlardan biridir.

Sonradan gelişen bronşektazi nedir?

Kızamık, Tüberküloz boğmaca başta olmak üzere birçok sık tekrarlayan infeksiyonda, zatürreelerde, mantar enfeksiyonlarında hava yolu harab olabilir. Hava yolunda genişlemenin temel neden budur. Bazı hastalarda akciğere kaçan gıda yada çeşitli silgi kalem arkası gibi maddeler hava yolu içerisinde belli olur orada yere gider ve burayı tıkar bu tıkanmanın arkasındaki bölgede bronşektazi gelişir.

Bronşektazinin şekline gore türü var mıdır?

Sakküler (kese gibi), silenderik ( tüp boru gibi) ve variköz ( varis gibi) olarak şekile göre sınıflanır. Sakküler tipde hasar ağırdır.

Bronşektazi tedavisinde fizyoterapi nasıl yapılır?

Bronş hasarı olduğundan burada biriken balgam sorun yaratır. Hastaya solunum fizyoterapisti yatış pozisyonları vererek balgamın ağıza doğru ilerlemesini sağlar. Flutter yada lung flute denilen aygıtların kullanımı ile hava yolu titreştirilir. Böylece yapışkan balgam hava yolu içine oradan ağıza ilerliyerek atılır.